İNANIN bu, böyledir.

Sağa sola yalpalamaya hiç gerek yok. Çare de değildir zaten. Başkaları farklı görebilirler ama biz biliriz.

Çünkü; Doğruyu herkes bilir.

YALANIN kötü olduğunu onu söyleyen de bilir. Hatta en iyi o bilir.

Sebep olduğu yıkımların bizzat şahididir. Hem de yakından.

Mazeretlere aldırmayalım.

Çünkü; Doğruyu herkes bilir.

HIRSIZLIK örneğin. Bunun çok fena bir iş olduğunu kim bilmez ki.

Kendine ait olmayanı almanın yerinde bir davranış olmadığı tüm insanlığın malumudur.

Hırsızlık yapanlar türlü bahaneler üretebilirler. Ama önem vermeyelim.

Çünkü; Doğruyu herkes bilir.

FİTNE ateştir, kör kuyudur.

Dedikodu belasına bulaşanlar sadece hedeflediği kişileri değil kendisini de aslında o kuyuya atmıştır.

Ve bu alışkanlık hâlini alır. Devam eder. Bundan marazi bir zevk alır. Ama dikkate almayalım.

Çünkü; Doğruyu herkes bilir.

ADAM kayırmanın, hak etmeyeni kollayıp yolunu açmanın, liyakatli olanı eleyip geriye düşürmenin insanı zehirlediğini kim kabul etmez ki.

Kendisi maruz kaldığında kıyameti koparır. Haksızlığa uğradığını dile getirip yeri göğü inletir.

Sisteme ciddi eleştirilerde bulunur. “İşte bu sebeplerle bir arpa boyu yol alamıyoruz.” gibi cümleler kurar. Haklıdır.

Çünkü; Doğruyu herkes bilir.

KÖTÜLÜK ruhu karartır. Vicdanı tefessüh ettirir.

Hayatı çekilmez noktalara çeker. Acı üstüne acı yaşatır insanlara.

Ve bunu en fazla da kötülük yapanlar bilir. Ama nefsine ve çıkarlarına ters düştüğü için sürdürür.

Durum değişmez, kaide aynıdır.

Çünkü; Doğruyu herkes bilir.

YAPMIYOR olmamız bilmememizden ileri gelmiyor. Bunun başka saikleri var.

Hırs, bencillik, rekabet, hep önde olmak, korkuya dayalı saygı elde etmek gibi nedenleri olabilir.

“Bana yapıldı bende yapmalıyım güdüsü, iyi olursan ezilirsin, kötüler kazanır” gibi temelsiz görüşler yer alabilir altında. Ama kendiyle yalnız kaldığında kişi yaptığının yanlış olduğunu görür.

Bunu kabullenmemek için şerrini arttırır. Şiddeti yükseltir. Başını kuma sokar. Yanlış bir tercihtir.

Çünkü; Doğruyu herkes bilir.

DOĞRULAR insanlık tarihi kadar eskidir. Ama bir yanıyla hep yenidir.

Çünkü hayatı tazeler. Yaşanır kılar. Aşınmaz. Yıpranmaz. Pörsümez. Çürümez.

Denemekten zarar gelmez. Birisine büyük çapta bir iyiliği bırakın minik bir tebessüm gösterin, o bile gününü aydınlatır.

Dolu dolu bir merhaba gönlünü ışıtır. Motivasyonunu arttırır. Onu kalkındırır, şifâlandırır.

Demem o ki; doğrular eskidir ama dokunan kişi için yepyenidir. Terütazedir. Bu sebeple; Doğruyu herkes bilir.

DOĞRUYU herkes bilir, evet. Çünkü fitrîdir. Doğamıza yazılıdır. Varlık sebebimizdir.

Kötülük arızîdir. Sonradan kazanılandır. İşte bu sebeple top taca atılmamalıdır.

BAKMAYIN siz kötülerin kendisini arsızca savunmalarına. Başkalarını suçlamalarına.

Yansıtmalarda bulunup muhataplarına kendilerini suçlu hissettirmelerine.

Bin dereden ipe sapa gelmez mazeretler taşımalarına.

Herkes bilir doğruyu. Çünkü yaratılışımız budur. İyilik üzeredir. Hayra yönelimlidir. O sebepten; Doğruyu herkes bilir.

KISACASI şudur.

KÖTÜLÜK eden kötülüğün yaptığı tahribatı bilir.

YALAN söyleyen açtığı yaraları görür.

DÜZENBAZ sistemi nasıl tahrip edip düzeni bozduğunun en yakın ve güçlü tanığıdır.

HİLEKÂR aldattıklarının yaşadığı acıya bigâne kalsa da bundan gün gibi haberdardır.

KÜFREDEN karşı tarafın yaşadığı travmayı anlar.

ÇALAN çırpan kişi kendisi aynı durumla karşılaştığında gördüklerinden daha fazla tepki verir.

Yeter ki, iç sesini dinlesin. Vicdanına kulak versin. Ruhunun vaveylalarını dikkate alsın.

Çünkü doğrular evrenseldir. İnsanlığın malıdır. Var oluşumuzun nüvesidir.

Evet, doğruyu herkes bilir.

Bildiğimizi bilmiyor gibi yapmayalım. Daha fazla kendimize yazık etmeyelim.

Hakk bizi her daim doğrularla ve doğruluk üzere kılsın. Âmin.

Ya Selam!