Spor

Kobe Bryant kimdir

Spread the love

Kobe Bryant! Namı diğer Black Mamba! Basketbolun, potaya sayı atmaktan çok daha fazlası olduğunu yaşayarak anlatan, hissettiren adam! Çoğuspor yazarları, onu hep Michael Jordan’la karşılaştırdı. Çok hızlı sayı üretebilme özelliği ile hep parladı. En bilinen özelliği ise, kendi şutunu yaratabilmesiydi. Sahada adeta devleşiyordu. Yaptığı işte en iyi olması ile bir ilham kaynağıydı. Şampiyonluklarla dolu biryaşadı…

Ve 26 Ocak’ta, bindiği helikopterin düştüğü haberi geldi. Kobe, kızı Gianna ile hayata veda etmişti.

Şimdi tüm cümleler, Kobe’in yoluna parlak taşlar döşesin.

Ruhun şad olsun, Black Mamba!

Çocukluğu

Kobe, 23 Ağustos 1978’de, Philadelphia’da, Pam ve Joe Bryant çiftinin üç çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya geldiğinde ailesi, ona “Kobe Bean” adını verdi. Bu ismin ilginç bir hikâyesi vardı. Kobe’nin doğumuna birkaç ay vardı, ailesi Philadelphia’daki “Kobe” adlı Japon restoranına gitmişti. Menüde Kobe bifteği ilgilerini çekti ve babası sipariş verdi. Çok lezzetliydi. Üstelik burada o kadar güzelgeçirmişlerdi ki, oğullarına Kobe adını koymaya karar verdiler. İkinci adı olan Bean debabasından geldi. Joe, Pensilvanya’da eski Philadelphia 76ers oyuncusuydu ve hızından dolayı ona, ‘Jellybean’ lakabını takmışlardı. Bu iki hikâye çocuklarınaoldu: Kobe Bean!

Kobe, basketbol oynamaya başladığında 3 yaşındaydı. Nihayetinde babası profesyonel basketbolcuydu. Shaya ve Sharia adında da iki kız kardeşi olan Kobe, eski NBA oyuncusu John ‘Chubby’ Cox’un da,tarafından yeğeniydi. Babasının, bir takımda oynamaya başlaması sebebi ile Kobe, 6 yaşındayken ailecek İtalya’ya yerleştiler. Akıcı bir şekilde İtalyanca ve İspanyolca konuşmayı burada öğrenmişti. Ayrıca basketbolun yanında AC Milan takımına duyduğuile futbol da oynamaya başlamıştı. Milan, onda bir tutku olmuştu. En sevdiği oyuncu, Marco van Basten’di.

Çocukluğunun önemli bir bölümü burada geçecek, futbolu gerçekten çok sevecek, formalarını ve atkılarını hep saklayacaktı. 1991’de Philadelphia’ya döneceklerdi…

Kobe, yıllar sonra yaptığı bir açıklamada burada olmakla ilgili şöyle diyecekti: “İtalya’da kalsaydım, futbola devam edip profesyonel olurdum.” Kobe, ne istediğini bilen bir çocuktu. Şartlar onu yönlendirdikçe aldığı yolda hamurunu lezzetli yoğurmasını bilmişti…

Eğitimi ve basketbola ilk müthiş adım

Kobe, 1991’de, Lower Merion Lisesi’ne başladı. Aynı zamanda lisenin basketbol takımına da seçilmişti. Basketbol hayatının merkezine yerleşmeye kararlı gibiydi. Babası ile de sahada karşılaştı. Onu ilkyendiğinde, 16 yaşındaydı. Daha sonra bu maçtan bahsederken şöyle diyecekti:

“Gayetbir maç oldu. Bana karşı fiziksel üstünlüğünü kullanmaktan çekinmedi. Hatta dudağım bile yarılacak gibi oldu.”

17 yaşında girdiği SAT sınavından 1080 aldı. Bu çok iyi bir puandı, en iyi kolejlerden birine girmesi gerekirdi. Ancak Kobe, tercihini basketboldan yana kullandı. Lisede Wilt Chamberlain’in 4 yıllıksayı rekorunu kırmıştı. 1996 NBA Seçmeleri’ne katıldı. Charlotte Hornets tarafından, 13. sıradan seçilmişti. Seçmeler öncesinde yapılan hazırlık çalışmalarında Kobe, bütün dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Öyle ki, potansiyelinieden Lakers Genel Menajeri Jerry West, Kobe’nin çalışmasının bugüne kadar gördükleri arasında en iyilerinden olduğunu söylüyordu. Bunun için Vlade Divac ile Kobe’yi takas etti. Kobe, Los Angeles Lakers’ta basketbol oynamaya başlamıştı…

Seçmelere katılan oyuncunun, kurallara göre seçmelerin yapıldığı gün en az 19 yaşında olması gerekiyordu. Kobe ise, 18 yıl, 2 ay, 11 günlüktü. Müthiş bir başarı yakalamıştı ve 18 yaşında NBA’ya katılan ilk genç oyuncu oldu. Aradan bir yıl geçtiğinde ise Kobe, NBA’daki En İyi Genç Basketbol Oyuncusu seçilecekti…

Liseden sonra direkt basketbol yaşamı böylece başlamıştı. BirKobe’nin, Duke’ye gideceği bir efsane gibi dilden dile dolaşmaya başladı. Kobe ise, böyle bir durumda North Carolina’yı tercih edeceğini söyleyerek bu efsaneye açıklık getirdi. Ama efsane gerçek olsaydı, Kobe, Vince Carter ile oynayacaktı.

(Shaquille O’Neal ile)

İlk maç ve sonrası

Kobe, Lakers’teki kariyerine 8 numara ile başladı. Çünkü Adidas ABCD kampında Kobe’nin numarası 143 idi ve bu rakamların toplamı da 8 ediyordu. Lisedeki basketbol kariyeri boyunca 33 numara giyen Kobe, 2006’da 24 numaraya geçene kadar, 8 numaralı forma ile attı sayılarını…

Ligdeki ilk maçında Minnesota Timberwolves’ın karşısında ve sadece 6 dakika sahadaydı. Maçı, 1 ribaund, 1 top kaybı ve 1 faul ile tamamladı. Ligdeki ilk sayısını ise, bir sonraki maçta New York Knicks’e karşı attı. 4. maçında da, Toronto Raptors karşısındaydı. Busahada 17 dakika kaldı ve 10 sayı attı. Bu aynı zamanda Kobe, ilkçift haneli sayılara ulaşmış demekti.

28 Ocak’ta Dallas Mavericks maçında Kobe, 12 sayı attı. Bu maçın bir özelliği vardı. Kobe, sahaya ilk 5’te çıkmıştı ve NBA tarihinde, 18 yıl, 5 ay, 5 gün ile en küçük yaşta sahaya ilk 5’te çıkan oyuncusuydu.

Kariyerinin en yüksek skoruna 8 Nisan’da, Golden State Warriors karşısında ulaştı. 25 dakikada 8/7 ikilik, 3/2 üçlük ve 7/4 faul atışı ile 24 sayı attı. Çaylaklar All Star maçında ise, doğu takımına karşı 31 sayı atmıştı ve bu organizasyonda Slam Dunk şampiyonluğuna ulaşan en genç oyuncu oldu. İlk sezonda Kobe, 25 maçta 10 sayı, 4 maçta 20 sayı barajını geçmişti. 71 maçta, 6ilk 5’te çıkıp, 15.5 dakika oyunda kalma ve 7.6 sayı ortalaması ile ilk sezonu kapattı. Ligin en iyi ikinci çaylak 5’ine seçilmeyi de başarmıştı…

Rap müzikle de ilgiliydi

Kobe, bir NBA yıldızı olmadan önce hayallerinde Rap müziği vardı. Galibi basketbol varsa, Rap de orada varlığını göstermek istiyordu. Lisede basketbol takımında olan Kobe bir yandan da Rap müzik yapmanın peşinden gidiyordu. Rap, hayatında büyük birkaplıyordu. Kobe’yi, kulüplerde rap atışmalarında da görmek mümkündü. 1998’de, bir Rap yapımcısının evinde 3 hafta kaldı. Bu arada Sony ile kontrat da yapmıştı. Visions adını verdiği bir albümün hazırlıklarına da başladı. Ancak bu albüm hiç yayınlanmadı…

Kobe evlendi

Kobe, belki bir Rap albümü yapamadı;Rap müzik, ona hayatının aşkını getirdi. Kasım 1999’daki Rap kayıtları sırasında aynı binadalardı dansçı Vanessa (Laine) ile. Vanessa 17 yaşındaydı. 6 ay sonra Mayıs 2000’de nişanlandılar. Yaklaşık bir yıl sonra 18 Nisan 2001’de de, Dana Point, Kaliforniya’da 12 kişilikbirile evlendiler.

Düğünde bu kadar az kişi vardı, çünkü Vanessa, Afrika asıllı değildi. Evlenmek için yaşları da çok gençti. Bunun için ailesi orada değildi. Takım arkadaşları da katılmamıştı.

Ailesi ile araları düzelmedi. 19 Ocak 2003’te, Natalie Diamonte adını verdikleri kızları dünyaya geldiğinde ilişkileri biraz ısındı. Vanessa, 2005 ilkbaharında ikinci bebeklerini düşürdü. 1 Mayıs 2006’da ikinci kızları Gianna Maria-Onore’yi aldılar kucaklarına. Aynı gün aralarında soğuk savaşlar estirdikleri eski takım arkadaşı Shaq’ın da bir kızı oldu.

Daha sonra Bianka Bella ve Capri adını verdikleri 2 kızları daha oldu.

Kobe ve Vanessa, dönem dönem çalkantılardan geçen bir evlilik yaşasalar da, hep bir arada kaldı…

(Shaquille O’Neal ile)

Genç NBA Şampiyonu Kobe

2000 sezonu başladığında Kobe, maçlarda gerektiği kadar top alamadığından ve Shag’ın tüm topları harcadığından yakınıyordu. Bu yakınma henüz ses getirir değildi;zaman geçtikçe Kobe’nin duyduğu rahatsızlıkla boyutu büyüyecekti. Öyle ki, 2001 sezonunda bu durumu, okadar üstü kapalı değinirken, açık açık basının karşısında da söyledi. Zaten sonra da durmadı. Dahave rahat top kullanıpalabileceği bir takımda oynamak istediğini de dillendirmeye başladı.

Sıradaki Haberi Oku  Suriyede Rus uçakları İdlibi bombaladı: 5 sivil öldü

Kobe’nin ligde 4. Sezondaydı ve savunması ile dikkatleri üzerine çekiyordu. Sezonun en iyi savunma 5’ine seçilmiş, ligin en iyi 2. 5’inin de elemanı olmuştu. Kobe, 10-16 Nisan tarihleri arasında, 29.7 sayı, 6 ribaund, 7 asist ortalamaları ile haftanın oyuncusu seçildi. 12 Mart’ta da, Sacramento karşısında attığı 40 sayı ile kariyerinin rekorunu kırdı. Tabii kaçırdıkları da vardı. Kobe, sağ elinden sakatlanması sebebi ile 16 maç kaçıracaktı…

Kobe, sezonu 22.5 sayı, 6.3 ribaund, 4.8ortalamaları ile lig 12.si olarak tamamladı. Playoff’larda çok başarılı maçlara imza atmıştı. İlk turda Sacramento Kings karşısında 2. Ve 4. Maçlarda 32, 3. Maçta ise, 35 sayı atan Kobe, Batı finalinde Portland Trail Blazers karşısında 5. Maçta 33 sayı atarken, 6. Maçta 25 sayı, 11 ribaud, 7 asist, 4 blok ile tüm kategorilerde sahanın en iyisiydi. Kobe’nin bu başarısı, 9 yıl sonra Lakers’ı, NBA finaline taşıdı. Şampiyonluğa doğru adım adım ilerliyordu…

Final serisi başladığında Kobe de katkılarını sunmaya başlamıştı. Indiana Pacers’te yapılan ilk maçta ulaşılan 104-87’lik skorda 14 sayı Kobe’ye aitti. Ancak ikinci maçın 9. Dakikasında olanlar oldu ve Kobe sakatlandı. Tekrar oyuna dönemeyen Kobe, 3. Maçta da yer alamadı. 4. Maçta 8’i uzatma bölümünde 28 sayı atan Kobe, 36 sayı, 21 ribaund oynayan O’Neal ile120-118 sonuçlanan bu kritik maçın kazanılmasında başroldeydi. Ancak 4. Maçta uzatma bölümünde bulduğu 8 sayıyı, 5. Maçta 20/4 şut yüzdesi ile tüm maç boyunca atabildiğinde 6. Maça uzadı. Lakers, 6. Maçınperiyoduna geride başlamıştı. Kobe, 4’ü13 saniyede olmak üzere 8 sayı üretmiş, maçı da 26 sayı, 10 ribaund, 4 asist ile tamamlamıştı. İşte bu, Kobe’ye, kariyerinin ilk NBA şampiyonluğunu getirmişti; 22 yaşındaydı…

İkincişampiyon oldu

Kobe, ilk şampiyonluğunun lezzetine her lokmada varmaya devam ederken, Shaq (O’Neal) ile gerginliği de artıyordu. Kobe, basına kadar duyurmuştu ki, top bölüşmekten bıkmıştı. Dahasorumluluk almak istiyordu. Kobe’nin bu isyanı karşısında Shaq da sessiz kalmıyordu artık. Kobe’nin maç kazanmak değil de, sayı ortalamasını yükselterek herkesten üstün olduğunu göstermeyi amaçladığını vurguluyordu. Elinde olsa tüm topları kendisi kullanacak diyordu. Shaq’a göre Kobe, egosu altında ezilen ve sevilmeyenbir züppeydi. Artık o da eteğindeki taşları döküyordu. Sezon boyunca da bu atışmalar hiç durmadı. Tabii maçlar da!

Kobe, Aralık’ta, 16 maçta 32.2 sayı ortalaması ile ayın oyuncusu seçildi. Sezon boyunca 2430, 6de 40 barajını geçti ve 2triple-double, 8double-double yaptı. 6 Aralık’ta, Golden State Warriors maçında attığı 51 sayı ilekariyerinin rekorunu kırdı. 8-18 Kasım tarihleri arasında 5 maçtaarda 30 sayı barajını geçti. 68 maçta 28.5 ortalama ile lig genelinde, sayı krallığında 4. Sıraya yerleşti.

Bu arada bir de sol el ve sağ ayak bileği sakatlıkları sebebi ile 14 maçta oynayamadı. 20 Aralık’ta gerçekleşen Los Angeles Clippers maçında sergilediği 2 teknik faulden sebep, ilkoyundan atıldı. Büyük başarıları gölgeleyen başarısızlıklar elbet yaşanıyordu işte;başarılar da yol almaya devam ediyordu. Lakers, Playoff’larda fırtına gibi esti. Nba Finaline kadar Portland Trail Blazers, Sacramento Kings, San Antonio Spurs serilerini yenilgisiz geçmişlerdi. Kobe, özellikle Batı finalinde San Antonio Spurs karşısında çok başarılıydı. İlk maçta 35/9 şut yüzdesi ile 45 sayı atıp kariyerinin Playoff rekorunu kırmıştı ki, seriyi de 4 maçta 33.3 sayı, 7 ribaund, 7 asist ortalamaları ile tamamladı.

Şimdi gözler tamamen Lakers’teydi. NBA finalinde yeni rakipleri Philadelphia 76ers karşısında yenilgisiz olmaları bekleniyordu. Lakers, 11 Playoff’uarda kazanarak bir NBA rekorunu egale etmişti ve şimdi bir galibiyet daha aldıklarında rekor kıracaklardı. Ne yazık ki Kobe, uzatmaya giden ilk maçta 52 dakika oyunda kalıp 22/7 şut yüzdesi ile sadece 15 sayı yaptı ve 6 da top kaybetti. Shaq 44 sayı, 20 ribaundluk bir performans gösterse de 107-101’lik skorla maçı Sixers aldı.

Şok eden bu yenilginin üzerine Kobe, 2. Maçta 31, 3. Maçta 32 sayı atarak serideki durumu 2-1’ getirdi. 4. Maçta, şut yüzdesi düşük olsa da attığı 19 sayı, 10 ribaund, 9 asist ve 5. Maçtaki 26 sayı, 12 ribaund, 6 assitlik performans ile ilk maçtaki hezeyanı unutturdu. Bir tökezlemiş,çabucak silkelenip kendine gelmişti. Böylece şampiyonluk kupasını ikincikaldırmıştı…

Kupayı Kobe kaldırsa da, seride MVP (NBA En Değerli Oyuncu Ödülü) ödülünüShaq olmuştu…

(Eşi Vanessa ile)

Ve 3.şampiyon Kobe

Kobe ve Shaq arasında dikkat çeken soğuk savaş daha da büyüyecek miydi? Kim bilir, belki de birinden biri takımdan ayrılacaktı. Ölü sezonda herkes bu savaşın sonuçlarının kötüye gideceğini düşünüyordu ki, Kobe ve Shaq bir anda birbirlerini yücelten açıklamalar yapmaya başladı. Kobe, Shaq’ın vazgeçilmez ve başarısı durdurulmaz bir oyuncu olduğuna dikkat çekerken, Shaq da, Kobe’nin yeni sezonda MVP ödülünü alacağını umduğunu söylüyordu. İkisi de bir makinenin dişlileri gibi olduklarını, görevlerinin farklı olduğunu, ancak bir arada olup kazanmak için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getiriyorlardı. Birlikten doğan gücü keşfetmişlerdi ya da bir çeşit stratejiydi. Her neyse ne, bu duruma en çok sevine Koç Jackson oldu. Çünkü Kobe ve Shaq, onun iki çok iyi oyuncusuydu ve yeni sezonda süper ikili olmaları Lakers için yeni rekorlar demekti.

Kobe, 2001-2002 sezonunda 80 maçta, kariyerinin en yüksek şut yüzdesi 46.9 ile 25.2 sayı, 5.4 ribaund, 5.5 asistlik bir performans sergiledi. Kariyerinde ilken iyi ilk 5’e ve ayrıca All Star takımı ile All NBA Yılın Savunma takımına seçildi. Kabına sığamıyordu. Lakers, aldığı 58 galibiyet ile Pasifik Grubu’nu 2. Sırada bitirdi.

İlk turda Portland Trail Blazers’ı 3-0, yarı finalde de San Antonio Spurs’u 4-1 geçti. Batı Konferansı finalinde çokgeçen seride, Sacramento Kings’i 4-3 yenerek finale kaldılar. Finalde, New Jersey Nets’i adeta süpürmüştü. Kobe, finallerde 26.8 sayı ve yüzde 51.4 isabet oranıyla oynamış ve 3. Şampiyonluğuna ulaşmıştı. 24 yaşındaydı.

Bu sezon da MPV ödülüShaq’a gitmişti…

(Ailesi ile)

4. şampiyonluğa giden uzun yol ve tecavüz skandalı

Kobe, 2002-2003 sezonunda maç başına 30 sayı ortalaması ile oynadı. Yine maç başına 6.9 ribaund, 5.9 asist, 2.2 top çalmayla kariyerinin rekorlarını kırdı. Bu sezon Kobe, All-NBA ve All Defansif birinci takımına seçilmişti. MVP ödülü oylamasında üçüncü sıradaydı. Lakers bu sezon, 50 galibiyet ve 32 yenilgi ile Pasifik Grubu’nu ikinci tamamladı. Batı Konferansı yarı finallerinde de 6 maçla yılın NBA şampiyonu San Antonio Spurs’a elendi…

Sıradaki Haberi Oku  Helin Avşar, maskesiz çıkmıyor

Lakers, sarsılmıştı. Kadrosunu güçlendirmeye gitti. Bunun için 2003-2004 sezonunda Utah Jazz’ın efsane power forveti Karl Malone ve Seattle Supersonics’in süper oyun kurucusu Gary Payton ile anlaştı. Böyleceşampiyonluğun geleceğini umuyordu. Ancak tam da bu dönemde, Kobe’nin tecavüz skandalı patlak verdi. Colorado’daki bir otel personeline cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyordu. Kobe, kendini zinadan suçlu, ancak hiçbirtecavüze karışmamış olmakla savunuyordu. İfadesine göre karşı tarafın da rızası vardı. BuKobe’yi yıpratmıştı. Dava, tarafların anlaşması ile düştü ve Kobe, hapse girmedi…

Bu badirelerden geçen Kobe, 65 maçta oynadı. 24 sayı, 5.4 ribaund, 5.1 asist ortalamaları ile sezonu tamamladı.

Lakers, sezonda, 56 galibiyet ve 26 mağlubiyet ile Pasifik Grubu’nda birinci, Batı Konferansı’nı, Minnesota Timberwolves’in ardından ikinci tamamlamıştı. Aslında NBA finaline kadar da yükselmişlerdi. Kobe de seriyi 22.6 sayı, 4.44 asist ortalaması ile tamamladı. Yine de Lakers’e yetmedi. Şampiyon, seriyi 5 maçta bitiren Detroit Pistons idi…

Bu, Lakers için bir sarsıntı daha demekti. Sezon başlarken aldıkları önlemlerden o kadar eminlerdi;yetmemişti işte. Şampiyon olunamaması takımı karıştırdı. Sonunda O’Neal ve Koç (Phil) Jackson, takımdan ayrıldı. Shaquille O’Neal, Miami Heat’e, Lamar Odom, Caron Butler ve Brian Grant karşılığında takas edildi. Koç Jackson’un yerine de, Houston Rockets ile anılan Rudy Tomjanovşch geldi…

Şimdi takımın lideri Kobe

Evet, O’Neal’ın takımdan ayrılması ilelider Kobe idi ve bu sezon çok önemliydi. Tecavüz iddiası ile imajı oldukçagörmüştü. Kötü oynamas, eleştirilerdeki hedef olma halini güçlendirmek demekti. Bunun farkındaydı. Dikkatli olmaya çalışıyordu. Lakers’in zorlu ve skandallarla geçen 2003-2004 sezonu, ‘The Last Season: A Team in Search of It’s Soul’ adı verilen kitapta kritik edildi. Kobe için can sıkıcı olmalıydı. Çünkü takımdan ayrılan Koç Jackson, kitapta Kobe’yi, ‘Koçluk yapılamayan bir oyuncu’ olarak tanımlamıştı…

Üzerine aksilikler devam etti. Koç Jackson’un yerine getirilen Koç Rudy Tomjanovich, sağlık problemleri yaşıyordu. Takımı asistan koç Frank Hamblen’e emanet ettiler. Takımın morali bir türlü düzelemiyordu. Bu sezon Kobe, 27.6 sayı ortalaması ile 2. Skorer oyuncusu oldu. Ancak bir yandan da Lakers, ilkPlayoff’lara kalamadı. Kobe de sadece All NBA defansif üçüncü takımına seçildi.

(Shaquille O’Neal ile)

Kobe’nin kariyerinin dönüm noktası

Zor bir sezon geride bırakılmıştı. Şimdi 2005-2006 sezonu, Kobe’nin kariyerinde bir dönüm noktasıydı. Çünkü bu sezon Koç Jackson, tüm sorunları bir kenara bırakmış ve takıma dönmüştü. Sıkı bir çalışmanın ardından Lakers, NBA Playoff’larına kalmayı başarmıştı. Her şey yolunda gidiyordu ki, Lakers, ilk turda Phoenix Suns’a, 7 maçlık seri sonunda elendi. Ayrıca Kobe de dizinden sakatlanmıştı. 2006 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’na da katılamamıştı. Ancak büyük sıçrayışa geçecekti ve bu çok da geç değildi. Bu sezon 20 Aralık’taki Dallas Mavericks maçında sadece 3 çeyrekte 62 sayı attı. 4. Çeyrek başladığında Kobe,başına bir takımdı. Skorda Kobe 62, Dallas 61’di. Şut süresinin 24 saniyeye indirilmesinden beri ilkböyle bir başarı kaydediliyordu. Silkelenip toparlanırken enfes bir başlangıçtı bu ve devam edecekti…

22 Ocak’taki Toronto Raptors maçında Lakers, maçı 122-104 skorla tamamladığında Kobe, 81 sayı atmıştı. Böylece bir de rekor kırmıştı. Lakers tarihinde bir maçta 71 sayı ile en çok sayı atan Elgin Baylor’u geçmişti. Bir başka açıdan değerlendirildiğinde de, NBA tarihine, bir maçta 100 sayı atan Wilt Chamberlain’den sonra ikinci ensayı atan oyuncu olarak geçmişti.

Aslında değerlendirecek pek çok açı vardı. Kobe, Ocak ayında oynanan maçlarda 4 maç üst üste 50 sayı atmıştı. Bu aynı zamanda 1964’ten beri bunu başaranoyuncu olduğu anlamına da geliyordu. Yine aynı ay, 43.4 sayı ortalaması ile oynamıştı. Bu da NBA tarihinin, bir ayda ulaşılan en yüksek sayı ortalamaları listesinde Kobe’yi, 8. Sıraya yerleştirmişti. Kobe, sezon boyunca oynadığı maçlardan 27’sinde 40 sayıyı geçmiş ve bir sezonda 2832 sayı kaydetmişti. Sadece toparlanıp yol almamış, Lakers tarihine adını yazdırmayı da başarmıştı. Ayrıca sezon sonunda 35.4 sayı ortalaması ile NBA ligi, sayı kralıydı. Bu ortalama, 1986-1987 sezonunda Michael Jordan’ın yaptığı 37.1’lik ortalamadan sonra en iyisiydi. Bu sezon ayrıca bir de 16.000 sayıya ulaşan en geç oyuncu unvanını da aldı. kobe 27 yaşındaydı.

2006’da MPV ödülü oylamasında Kobe, 4. Seçildi. Steve Nash, 1. Seçildiği bu oylamada Kobe, 22 birincilik oyu aldı ve bu kariyerindeki en yüksek birincilik oyuydu. Bu sezon gerçekten de kariyerinde bir dönüm noktasıydı. Bu sezon da şampiyonluk alamamıştı;olsun aksiliklerin üzerine iyi toparlamıştı. Elde ettiği pek çok güzel başarı ve aldığı unvanların yanında, Shaq ile de buzları tamamen eritti. 16 Ocak 2006’da oynanan Miami Heat – Lakers maçı öncesi el sıkışlar…

Reklam yüzü Kobe

Başarılı basketbolcular, özellikle spor markalarının aranan yüzü olabiliyordu. Kobe, bu enfes sıçrayıştan sonra önce Adidas ile 4 yıllık bir reklam anlaşmasına imza attı. Daha sonra da 45 milyon dolarlık bir anlaşmayı Nike ile imzaladı.

Nintendo 64 ve Playstation NBA Live oyunlarında yer aldı. Bir yandan da Chi Sah adlı Rap grubunun da üyesiydi.

7 yıl sonra yeniden şampiyon

Kobe, 24 yaşına geldiğinde, 3NBA şampiyonluğunu tatmıştı. Shaq ile kazandığı üç şampiyonluğun üzerinden 7 yıl geçtikten sonra 2008-2009 sezonunda, 4. şampiyonluğuna ulaştı. Ancak oldukça meşakkatli bir yoldan geçilmişti ve yol hala devam ediyordu…

Kobe, 2007’de, All-Star maçında 31 sayı, 6 ribaund, 6 asist ile kariyerindeki pek çok başarıya rağmen daha önce kazanamadığı NBA Finalleri En Değerli Oyuncusu (MVP) ödülünü de almıştı. Şöyle bir diğer başarılarına da bakarsak; 16 Mart’ta, Los Angeles’te Portland Trail Blazers’e karşı 65 sayı attı ve bu sayı, 11 yıllık kariyerinin ikinci en yüksek performansıydı.

Lakers, normal sezonu 42 galibiyet ve 40 mağlubiyet ile Pasifik Grubu’nu 2, Batı Konferansı’nı 7. Sırada tamamlayabilmişti. Geçenilk turdan Phoenix Suns’a elenmişlerdi. Bukıran kırana bir mücadele olmadı, Suns seriyi 4-1 geçti. Kobe, 32.8 sayı, 5.2 ribaund, 4.4 asist ortalamaları ile bu seride mücadele etti. 2007-2008 sezonunda takas dönemi biterken Lakers, Pau Gasol’u da kadrosuna ekleyerek pota altında güçlendi. Kobe de güce güç ekledi ve fırtına gibi esti. Ligi, 28.3 sayı, 6.3 ribaund, 1.8 top çalma ortalamalarıyla oynadı. Ayrıca 23 Aralık 2007’de, Madison Square Garden’de, New York Knicks ile oynanan maçta, 29 yıl 122 gün ile 20.000 sayı barajını geçen en genç oyuncuydu…

Kobe’nin yılın en değerli oyuncusu olduğu, 6 Mayıs 2008’de resmi olarakedildi. Konu ile ilgili duygularını şöyle açıklıyordu: Bugün benim için güzel özel bir gün. Burada bulunmaktan ötürüdereceduyuyorum. Bu sadece bana değil aynı zamanda takımıma verilmiş bir ödül. Bunu ekip olarakettik. Takım arkadaşlarıma ne kadar teşekkür etsem azdır.

Sıradaki Haberi Oku  WhatsApp, çok yakında kullanıcılara reklam gösterecek

Sonundaettiği ödülü de almıştı. Ayrıca 3üst üste All NBA 1. Takımı ve 3de All defansif 1. Takımına seçildi. Lakers, Batı Konferansı’nı, 57 galibiyet ve 25 mağlubiyet ile birinci sırada tamamladı. Playoff’lardaki ilk rakipleri Denver Nuggets’e karşı birinci maçta 18’i8 dakikada olmak üzere,32 sayı attı. Nuggets’i 4-0 süpüren Lakers, yarı finaldeki rakibi Utah Jazz’i de 4-2 ile geçti. Batı Konferansı finalinde,şampiyon San Antonio Spurs ile karşı karşıyaydılar. Lakers, Spurs’u 4-1 eledi ve 6 yıl sonra ilkNBA finallerine kaldı. Bu aynı zamanda, Kobe, ilkShaq olmadan NBA finallerine çıkacak demekti…

Finalde rakipleri, tüm zamanların en çok şampiyon olan takımı Boston Celtics idi. Boston’un kadrosuna kattığı Kevin Garnett, Ray Allen gibi iki süper yıldız, Paul Pierce ile yeni bir ‘big three2 oluşturmuştu. Takım, 66 galibiyet ve 16 mağlubiyet ile sezonu birinci sırada tamamlamışlardı. Boston seriye tümüyleoldu ve 4-2 kazanarak 22 yıl sonra şampiyonluğa ulaşmış oluyordu. Kobe, Playoff’larda 30.1 sayı, 5.7 ribaund, 5.6 asist ortalamalarıyla oynarken, finallerde 25.6 sayı, 4.6 ribaund, 5 asist ortalamalarıyla oynamıştı. BuMVP olmuştu, ancak finallerde kaybetmişti. Bununkırıklığı oldukça derindi…

2008-2009 sezonunun açılmasıyla Lakers, şampiyonluğa bu kadar yaklaşmışken ataktaydı; üst üste 7 maç aldı. Kobe ise, sezona 17-2 ile başlamıştı; böylece Franchise rekorunu kırdı. Aralık ayı ortasını 21-3 ile geçiren Lakers, Kobe sayesinde birkaç önemli maçı da kazanmıştı. Kuşkusuz en önemlisi Noel günü Boston’a karşı 92-83 aldıkları maçtı. Bir diğeri ise, Ocak 2009’da, 66-16 ile kulüp rekoru kıran ve muhteşem bir sezon geçiren Cleveland Cavaliers’e karşı, 105-88 aldıkları maç oldu. Lakers, deplasmanda altıncı maçlarını kazanmıştı ve Batı Konferansı’nda da birinci sıradaydı. Kobe, kabına sığmıyordu. Tüm sezon boyunca ezici bir oyunla koştu sahada. All-Star maçında da iddialı bir performans sergiledi. Bu kez, MVP’yi, eski takım arkadaşı Shaq ile paylaştı. Kariyerinin üçüncü All-Star MVP’liğini almıştı…

Aralık ve Ocak’ta, Batı Konferansı’nın en iyi oyuncusu ve 3de haftanın oyuncusu seçili. Ocak’ta, kariyerine 2 tirple-double ekleyere, on altıncısını kazanmış oldu. Bu aynı zamanda 2005’ten beri ilk2 triple-double yapması demekti. 2009 All-Star maçını 27 sayı, 4 ribaund, 4 asist, 4 top çalma ortalamalarıyla oynadı. Kobe, bu sezon bir başka rekora daha imza atmıştı: 2 Şubat’ta Lakers, deplasmanda karşılaştığı New York Knicks’i 126-117 yendi. Kobe, bu maçta, 61 sayı atmış ve tarihi Madison Square Garden salonunda daha önce Bernard King’in 1984’teki New Jersey Nest’e karşı olan 60 sayılık rekorunu geçmişti.

Lakers, Batı Konferansı’nı, 65 galibiyet ve 17 mağlubiyet ile birinci sırada tamamladı. Kobe, MVP sıralamasında, kariyerinde muhteşem bir sezon geçiren Lebron James’in ardından ikinci sıradaydı. Ayrıca kariyerinde 7. Kez All NBA 1. Takımı ve All Defansif 1. Takımına seçildi. Lakers, 19 Nisan 2009’da başlayan Playoff’larda, Utah Jazz ile eşleşti. İkinci turda da Houston Rockets ile eşleşen Lakers, seriyi 4-1 geçmişti. Rockets’in dev pivotu Yao Ming sakatlanmıştı. Herkes Lakers için çok rahat bir seri bekliyordu; ancakdemaça kadar lezzetli bir çekişme devam etti. Yine de kendi evinde maçı alarak Batı Konferansı finallerine giden Lakers oldu.

Lakers’in karşısında 24 yıl sonra ilkKonferans finaline yükselen, bu sezonu da çok iyi değerlendirmiş Denver Nuggets vardı. Seriyi Lakers 4-2 alıp, bude finale yükseldi. Bu, KObe’nin kariyerindeki 6. NBA finali idi. Playoff’ta çok iyi performans sergileyen Orlando Magic ile finalde karşılaştılar ve 4-1 elediler. Evet, bu 7 yıl sonra Lakers şampiyon demekti! Kobe, finallerin MVP’si oldu. Ve aynı zamanda Shaq’ın olmadığı ilk şampiyonluğun iç gıcıklayan tadını da damağında duyuyordu. Soğuk savaşta oldukları günlere sessiz bir selam gönderdi belki içinden, kim bilir…

(Ailesi ile)

Bir şampiyonluk daha

2009-2010 sezonunda Lakers, 6 maçı Kobe’ninsaniye sayıları ile aldı. Her şey 4 Aralık 2009’da, Miami Heat maçı ile başlamıştı. Yıl içinde sık sık sağ el işaret parmağı sakatlandı. Buna rağmen bir hafta sonra, Minnesota Timberwolves karşısında dabasket performansı alkışıediyordu. Sakatlığı sebebiyleara dinlendirilen Kobe, Milwaukee Bucks ile karşılaştıklarında da, uzatmalardaki basketi ile galibiyet getirdi. Yine Sacramento Kings karşısında dasaniye üçlüğü ile olağanüstü bir maç izletmişti.

31 yıl 151 günde, daha önce efsane pivot Wilt Chamberlain’e ait olan 25.000 sayısına ulaşan en genç oyuncu rekorunu kırdı. Ezeli rakipleri Boston’a karşı da attığı basketle galibiyeti getirmişti. Bu, takımı için kuşkusuz en lezzetlisiydi. Daha sonraki günlerde attığı basketlerle de, Lakers tarihinin en çok sayı atan oyuncusu oldu; Jerry West’i geçmişti. Sonra Memphis Grizzlies ve iki hafta sonra da Toronto Raptors, Kobe’nin bu ezici oyunundan nasibini aldı.

Kobe, başarısıyla takımının duyduğu güveni daha da sağlamlaştırmıştı. 2 Nisan 2010’da, 3 yıl süreli 87 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladılar. Kobe, 2009-2010 normal sezonunu,beş maçı oynamadan tamamladı. Sezon içinde geçirdiği pek çok sakatlıktan9 maç kaçırmıştı. Yine de Lakers, Batı Konferansı’nı birinci sırada tamamladı…

Playoff’lardaavantajı Lakers’teydi. 6 maç sonunda Oklahoma City Thunder’i, eledi. Yarı finalde Utah Jazz’i 4-0 süpürdü ve Batı Finalinde ezeli rakipleri Phoenix Suns ile karşılaştı. Kobe, serinin ikinci maçında 13 asistle kendi Playoff kariyer rekorunu kırdı. Ayrıca bu rekora 1996’da ulaşan Lakers oyuncusu Magic Johnson ile rekoru paylaşmış oldu.

Lakers, Suns’ı 4-2 ile geçerek NBA finallerine kaldı. 2008’de karşılaştığı Boston Celtics ile eşleşmişti. Seri baştan sona çekişmeliydi ve Lakers 4-3 galibiyet ile tamamladı. Lakers, 7 maç sonunda Boston’u yenmiş ve şampiyon olmuştu. Kobe, bude MVP seçildi. Bu, kariyerinin 5. Şampiyonluğuydu…

(Kızı Gianna ile)

Son zamanları

Kobe, 1998-2013 yılları arasında NBA All Star organizasyonunda üst üste 15seçilerek rekor kırdı. NBA tarihinde 30.000 barajını aşmayı başaran en genç oyuncu olduğunda da, 34 yaş 100 günlüktü.

12 Nisan 2013’te, Golden State Warriors ile Playoff maçında aşil tendonunun yırtılması ile uzun bir sakatlık süreci yaşadı. Sakatlık sonrası ilk NBA maçına 8 Aralık 2013’te çıktı.

Son maçı 13 Nisan 2016’aydı. Sonra emekli oldu…

(Kızı Gianna ile)

Kobe Bryant öldü

Kobe’nin 26 Ocak’ta, Kaliforniya’da bindiği helikopter, Calabasas şehri yakınlarında düştü. Kaza sonucu 13 yaşındaki kızı Gianna Maria Onore ve başka 7 kişi ileKobe de hayatını kaybetti. 41 yaşındaydı…

Onun ölümünün ardından basketbol dünyası adetaboğuldu. Tüm dünyada basketbol severler, spor, sanat,dünyasından herkes sosyal medyada hep ondan bahsetti.

Sahada bir oyuncudan çok daha fazlasına dönüşüp ilham olan, basketbolu sevdiren, NBA’nın efsaneleri arasına adını altın harflerle yazdırmış bir Kobe Bryant geçti bu dünyadan…

İyi ki…

Damla Karakuş

[email protected]

Not:

Biyografisini okumak istediğiniz kişileri lütfen bizimle paylaşın.

Instagram: biyografivekitap

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu