Spor

Nazım Hikmet ve şiir olmuş aşkları

Vefatının 56. yılında, sevgiyle…

*

“Çok şükür aşığım.

Bana öyle geliyor ki birinsana, yüz milyonlarca insana,

Birağaca, bütün ormana,

Tek bir düşünceye, birçok düşünceye

Ve fikre âşık olmadan yaşamak,

Yaşamak değildir.

…”

Bu sözler 118 yıl önce doğan ve belki de doğduğu anda bile gözlerinden safi cümleler fışkıran adama ait; Nazım Hikmet’e.

Hep biyografiler yazdım;bugün onun aşklarını yazmak istiyorum. Çünkü Nazım, aşklarından doğan sözcüklerle “Nazım Hikmet” oldu. Ya da en azından bu benim görüşüm ve nedense bu görüşte yalnız olmadığımı düşünüyorum…

İlk aşkı Nüzhet

“O mavi gözlü bir devdi.

Minnacık bir kadın sevdi.

Kadının hayali minnacık bir evdi,

Bahçesinde ebruli hanımeli açan bir ev.

…”

Bu şiir, Nazım’ın ilk aşkını anlatıyordu. Bahçesinde ebruli hanımeli açan o minnacık evde Nazım ile yaşamak isteyen minnacık kadının adı Nüzhet’ti; henüz 15 yaşındaydı. Nüzhet ve Nazım, gazeteci Muhittin Birgen sayesinde tanıştı.

Nüzhet, Tiflis’e gitti. Nazım daardından yetişti. Moskova Üniversitesi’nde okuyan genç bir delikanlıydı Nazım ve bütün güzel kızların gözü üzerindeydi. Ama yüreği yanmıştı bir kere, kor kor öbeklenmiş, mengenelere sıkıştırılmıştı işte. Böyle bir hissi, ilk kez, Nüzhet’e karşı duyuyordu. Kaçınılmazgerçekleşti; Nazım ve Nüzhet, 1921’de evlendi.

Ancak kaçınılmaz başka sonlar da vardı; ayrılık gibi. Nüzhet’in İttihatçı yakın bir akrabası Nazım’a duyduğu öfke ve nefreteolamıyor, genç kıza sürekli evine dönmesini söyleyen mektuplar yazıyordu. Çok gençti ve bu kadar baskıyı kaldıramadı Nüzhet. Nazım’ı terk ederek evine döndü…

Sıradaki Haberi Oku  Yeni geliştirilen bataryalar 5 günlük şarj süresi sunuyor

Ülkeler ayrılığı, Lena

Nazım da Nüzhet’in ardından Türkiye’ye dönmüştü. Ancak yüreği ne bu ayrılığı ne de Nüzhet’in bir profesörle evlendiğini görmeyi kaldırabildi. Moskova’yadöndü.

Burada METLA Tiyatrosu’nda Ludmilla Yurçenko ile tanıştı. Onun için adı Lena’ydı. Bir süre sonra evlendiler. Aslında her şey iyi gidiyordu.

Elbetayrılık vakti gelip çatacaktı. 1928’de Nazım’ın Türkiye’ye dönmesi gerekiyordu. Ancak Lena için vize vermediler. Böylece ülkeler arasında sessiz sedasız, şiirlerde çağlayacak bir ayrılık yaşandı.

Ve büyük aşkı Piraye

Piraye, 16 yaşındaydı Sedat Örfi ile evlendiğinde ve şimdi de boşanmıştı işte. 2 çocuklu yalnız bir kadındı. İşte bu dönemde tanıştı Piraye ve Nazım; 1930’da.

Delice bir sevdaydı aralarındaki; tarifsiz bir tutku. Kalbinin kızıl saçlı bacısı olarakediyordu onu. Ancak evlilikleri sürecinde 13 yıl boyunca Nazım hapisteydi. Kim bilir, belki de onca şiiri yazdıran da işte bu aşkınyaşanışıydı.

Ona mektuplar yazdı; sandıklar, kutular tablolar yaptı Nazım. 24 yaşındaki güzeller güzeli Piraye de Nazım’ı için kitap,çamaşır taşıyordu. Piraye, Nazım’ınmoral kaynağıydı.

Sonra bir gün, öylesine sıradan bir gün, dayısının kızı Münevver, Nazım’ı ziyarete geldi. İkisi de evliydi. Ancakde aralarında bir kıvılcım oluşmasınaolmamıştı. Ötesi yok, Nazım sırılsıklam âşıktı işte.

1948’de bir af bekleniyordu. Nazım, Münevver’e kocasından boşanmasını söyledi. Birlikte yeni bir hayata başlamayıetti. Piraye’ye de biryazıp her şeyi olduğu gibi anlattı.

Sıradaki Haberi Oku  Havalimanı metrosunda ilk ray kaynağı

Piraye, her zamanki gibi kocasından gelen aşk mektubunu açtı; ancak okudukları karşısında yıkılmıştı. Yine de hiç ses etmedi ve boşanma isteğini kabul etti.

Ancak işler Nazım’ın planladığı gibi gitmedi. Beklenen af gerçekleşmemişti. Münevver de böyle bir riske girmek istemedi ve kocasına döndü. Nazım da Piraye’yi kaybettiğiyle kaldı.

Ona af dilemek için biryazdı. Anca Piraye, ölse de aşkından, bir daha Nazım’a hiç dönmedi…

Affın ardından Münevver ile Nazım

Piraye ile yaşadığı bu durumdan sonra,af çıkmıştı. Nazım ile Münevver, evlendi. Nazım’ın ömrü boyunca sahip olacağıçocukları bu evlilikten doğdu; Mehmet Nazım.

Nazım, daha Mehmet 3 aylıkken Rusya’ya kaçtı. 1951’den sonra da çıkan kararla Türkiye’ye dönmekolmuştu. Münevver, ancak 1961’de İtalyan yazar Joyce Lussu’nun yardımıyla Nazım’ın yanına Varşova’ya gitti. Ancak Nazım, aşktan beslenmeye devam etmiş, burada kendine yeni birkurmuş, Vera ile evlenmişti…

Doktoru Galina

Nazım, Türkiye’den kaçtığı ilk zamanlarda doktoru Galina Grigoryevna ile evlendi. Nazım’ın hayatını paylaştığı;hiç şiir yazmadığıkadındı.

Münevver bu aşamayı kaçırmış, Vera ile karşılaşmıştı.

Son aşkı Vera

Nazım ve Vera, 1956’da, Vera henüz 24 yaşında iken tanıştılar; 1960’ta evlendiler. Bundan sonra tüm şiirlerini Vera için yazdı Nazım…

Vakitleri az kalmıştı aslında. Nazım 3 Haziran 1963’te hayata ve Vera’ya veda etti.

“Gelsene dedi banaKalsana dedi banaGülsene dedi banaÖlsene dedi banaGeldim, kaldım, güldüm, öldüm…”

Sıradaki Haberi Oku  Zorlu Center AVMde kafenin çatısı çöktü

Aşk ve Nazım Hikmet

Aşk ve ölüm arasında yaşadı Nazım. Hayatında birçok kadın oldu;biz en çok Piraye ve Vera’yı bildik. Kalbinden geçenleri bilmeyi isterdim diye düşündüm hep. Sonra Nazım’ın Piraye’yi bırakışını okuduğumda ne çok üzülmüştüm. Zaman geçtikçe de onu anladığımıettim. Demekgeçiyordu ve aşk denilen şey, böyle bir şeydi. Şiirler yazmanın bedelinibir şekilde ödetiyordu. Yoksa buncayüklü yazan adam, her seferinde nasıl olur da aşık olduğu kadını öylece bırakıp gidebilirdi…

Aşık olmanın bedeli… Bunca güzel duyguların karşılığı nasıl oluyor da her insanın hayatına ödenmesi gereken bir bedel olarak yerleşiveriyordu. Piraye, Nazım’ın ardından hayatına kimseyi almadı ve kendi yalnız dünyasında onu sevmeye hep devam etti. Kitaplaraolacak bir aşk yaşamakdeğildi. 1995’te Piraye öldüğünde, oğlu Memet Fuat, annesinin ölümünü “Küçük Dev Kadını Kaybettik” diye duyurdu. Piraye, kalbinde Nazım’ınaşkı ya da belki öfkesiyle gitti.

Nazım ise, bin bir çelişkiyle göçüp gitmişti. “Seni kol saatimin kayışına yazdım Piraye” demişti Nazım. Oysa saatinde“Vera” yazıyordu.

Gönlünden neler geçti, nerede vazgeçti, nerede pişman olduNazım. Bunu bilmek imkansız elbet. Amade herkesin kalbine düşen birvar sonuçta.

Ve ne olursa olsun, kalbine geçiremediği sözlerle, Piraye’siyle, Vera’sıyla, aşkla vücut bulan bir Nazım Hikmet geçti bu dünyadan…

İyi ki…

Ruhun şad olsun Nazım Hikmet…

*

Damla Karakuş

[email protected]

Instagram: biyografivekitap